Travma sonrası süreçler, kişilerin deneyimlediği sarsıcı olaylar sonrasında psikolojik ve fiziksel olarak verdiği tepkileri kapsar. Güvenlik ihtiyacı, yas tutma ve normal hayata yeniden bağlanma olmak üzere üç ana aşamadan oluşur. Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), yaşanan ağır psikolojik travmaların ardından ortaya çıkan ve kişinin gündelik yaşantısını ciddi şekilde etkileyen bir rahatsızlıktır. Her kişinin travmaya verdiği tepki “kendine özel” olup iyileşme süreci ve süresi de kişilere göre değişkenlik gösterir.
Okuma Önerileri:
–Kaygı (Anksiyete) Bozuklukları Hakkında Bilinmesi Gerekenler–Alkol Bağımlılığı ve Alkolizm Hakkında Bilinmesi Gerekenler
Korku, kaygı, şok, suçluluk, uyku problemleri ve öfke sık görülen tepkilerdendir. Bazı kişiler daha rahat iyileşme sağlarken bazı kişilerde travma sonrasında oluşan tepkiler, özellikle de profesyonel destek alınmazsa kronikleşebilir. Bu nedenle travma sonrasında kişinin yaşadığı süreci anlamlandırabilmek, tanımlamak ve doğru müdahale edebilmek içi alanında uzman bir kişiden psikoterapi desteği almak, ayrıca gerekirse ilaç tedavisi ile desteklemek oldukça önemlidir.
Travma Nedir?
Travma, kişinin baş etme kapasitesini aşan dolayısıyla da fiziksel ve ruhsal bütünlüğünü tehdit eden, kişide yoğun korku, endişe, kaygı ve korku yaratan olay ve durumların sonucunda meydana gelen etkidir. Bu olay ya da durumlar fiziksel ya da duygusal olarak gerçekleşebilirler. Travmaya sebebiyet verebilen durumlar arasında; doğal afetler, kazalar, savaş ya da şiddet durumları, cinsel/fiziksel/duygusal istismar ya da taciz, maddi ya da manevi kayıplar ve uzun süreli ihmal yer alır. Ayrıca travma oluşması ya da travmanı boyutu sadece olayın büyüklüğüyle değil olayı deneyimleyen kişinin o olayı ve boyutunu nasıl algıladığıyla da ilgilidir. Kişilerin travmadan iyileşme süreleri de bu algıyla bağlantılı olabilir.
Travmanın Evreleri
Travma sonrası süreç evrelerden oluşur. İlk evre şok evresidir. Bu aşamada olayın hemen ardından yaşanmakla birlikte kişi ne hissettiğini ya da yaşadığını kavrayamaz. Gerçeklik algısı düşen kişi yaşadıklarını idrak edemeyebilir, inanamayabilir ya da inkar edebilir. İkinci evre ise tepki evresidir. Bu aşamada kişi yavaşça travmanın etkisini hissetmeye başlar ve yaşanan olayı zihninde tekrar tekrar canlandırır. Duyguları yoğunlaşmaya başlayan kişide yoğun üzüntü, suçluluk ve öfke görülebilir. Üçüncü evre ise işleme ve yas evresidir. Bu aşamada yaşananları anlamlandırmaya başlayan kişi olayı ve duygularını anlamlandırmaya, gerçekliğini idrak etmeye başlar. Fiziksel ve psikolojik olarak olumsuzluklar deneyimleyen kişi depresif eğilimlerle sahip olur. Destek ihtiyacı yaşar. Dördüncü evre ise yeniden uyum evresidir. Bu aşamada kişi yaşadığı travmatik olayı kabullenerek günlük hayata geri dönmeye, yeniden adapte olmaya başlar ve kendisi için baş etme mekanizmaları geliştirir.
Travma Belirtileri
Travma belirtileri psikolojik, duygusal ve fiziksel olarak ortaya çıkabilir. Psikolojik ve duygusal belirteler arasında kişinin yaşadığı travmatik olayı zihninde tekrar tekrar yaşaması, kabus görmesi, olayı hatırlatan kişilerden ya da yerlerden kaçınması/uzak durması, devamlı olarak aşırı uyarılmışlık haliyle tetikte ve diken üstünde olması, öfke patlamaları yaşaması, depresif belirtilere sahip olması, bilişsel zorluklar yaşaması ve duygusal tepkiler vermesi yer alabilir. Bunların yanında fiziksel travma belirtileri arasında çarpıntı, terleme, uyku problemleri, yorgunluk, baş ağrısı ya da dönmesi, sindirim ve mide problemleri yer alabilir.
Travma Sonrası Stres Bozukluğu Neden Olur?
Travma sonrası stres bozukluğu kişinin yaşadığı travmatik olay sonucuda gelişen bir durumdur. Kişinin travmayı deneyimleme süresi ve şiddeti, geçmiş öyküsü, sosyal destek kapasitesi, genetik yatkınlığı, beyin kimyası gibi çeşitli faktörler buna sebebiyet verebilir. Ayrıca kişinin ölüm, yaralanma, taciz, ani kayıp, savaş, ölüm gibi durumlar yaşaması travma sonrası stres bozukluğunu tetikler.
TSSB Kimlerde Görülür?
Travma sonrası stres bozukluğu, herkeste görülebilen bir bozukluk olup genellikle travmaya maruz kalmış ya da ona tanık olmuş kişilerde karşılaşılır. Ayrıca bazı gruplar diğer insanlara daha yüksek risk altındadır. Bunlar arasında kadınlar, ergenler ve çocuklar, farklı ruhsal sağlık problemi yaşayan insanlar, sağlık ve afet çalışanları, askerler, yetersiz sosyal desteğe sahip ve travmaya uzun süre maruz kalan insanlar yer alır.
Travmanın Aile ve Sosyal İlişkiler Üzerindeki Etkileri Nelerdir?
Travma yalnızca onu yaşayan kişiyi değil, yakın çevresini de etkiler. Duygu ve düşünce dünyası sarsılan bireyin ilişkileri de bu durumdan etkilenir. Kişi aile ve sosyal ilişkilerinde iletişim sorunları, güven problemi, öfke patlamaları, bağımlılık ya da izolasyon yaşayabilir. Bunlar da kişinin aile ve sosyal ilişkilerinde çatışmaya sebebiyet vererek ilişkilerde kopma ya da zedelenmeye yol açar.
Travmanın Uzun Vadeli Etkileri Nelerdir?
Travma tedavi edilmediğinde uzun vadede farklı fiziksel ya da ruhsal sorunlara sebebiyet verebilir. Uzun süre travmanın etkisinde kalan kişi travma sonrası stres bozukluğu, anksiyete, depresyon, alkol/madde bağımlılığı, dissosiyasyon, panik atak, uyku bozuklukları ya da fiziksel sağlık sorunları yaşayabilir. Ayrıca tedavi edilmeyen travma kişinin kendilik algısını, sosyal ilişkilerini ve günlük yaşamını olumsuz yönde etkileyerek işlevselliğini de düşürebilir.
Travma Sonrası İyileşme Süreci
Travma sonrası iyileşme süreci güvenlik inşası, duygu ve anıların işlenmesi, yaşananları anlamlandırma ve yeniden güçlenme aşamalarını içeren bir süreçtir. İlk etapta fiziksel ve duygusal olarak güvenlik ihtiyacı karşılanan kişinin yaşadığı travma ile birlikte duyguları konuşulur, ardından duygu ve düşünceleri anlamlandırılarak hayatına entegre edilir. Son olarak ise kişiye baş etme becerileri kazandırılarak hayatının kontrolünü yeniden eline alması sağlanır. İyileşme döneminde sosyal destek ve profesyonel terapi oldukça önemlidir. Özellikle BDT ve EMDR terapi yöntemleri travma deneyimleyen bireylerde iyileşme sürecinde daha iyi sonuç vermektedir.
Travma Sonrası Stres Bozukluğu Önlenebilir mi?
Travma Sonrası Stres Bozukluğunu her zaman tamamen önlemek çok mümkün olmasa da şiddeti ve riski azaltılabilir. Kişinin güçlü sosyal destek ağına sahip olması, profesyonel psikolojik desteğe erken ulaşım imkanı, baş etme becerileri, stres yönetim kapasitesi ve kişiye travma sonrası kısa sürede müdahale edilmesi şiddeti ve riski azaltabilir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Kişiye, yaşanan travmaya ve algılanışına, travma sonrasında tedavi için geçen süreye göre değişkenlik gösterebilir; birkaç ay sürebileceği gibi uzun yıllar da devam edebilir.
Travma sonrası stres bozukluğu, anksiyete, depresyon, alkol/madde bağımlılığı panik atak, uyku bozuklukları dissosiyasyon gözlemlenebilir.
Profesyonel terapi desteği, güçlü sosyal destek ve farkındalık ile iyileşme sağlanabilir.
Bazı durum ve koşullarda kendiliğinden hafifleyebilir ancak çoğunlukla profesyonel destek gerektirir.
Evet, çocuklarda yetişkinlere oranla daha çok davranışsal ve gelişimsel belirtiler görülebilir.
Evet, normal ve yaygın bir tepkidir.