Kaygı kavramı ‘tehlike veya tehdit olarak algılanan durumlarda ortaya çıkan; duygusal, davranışsal ve fiziksel değişiklikler ve tepkilerin yer aldığı, otomatik, sağlıklı ve doğal bir yanıt mekanizması’ olarak tanımlanmıştır. Yani sanılanın aksine kaygı aslında günlük yaşam akışına uygun hatta gerekli ve işlevsel bir mekanizmadır. Ancak bu duygu kişinin kontrolünden çıktığında, gerekmediği anlarda da devreye girip bireyin yaşam standartlarını düşürdüğünde burada durum değişmeye başlar ve kaygı bozukluğu teması gündeme gelir. Kişinin devamlı olarak gergin ve huzursuz hissetmesi, bedensel olarak terleme, titreme, çarpıntı, nefes darlığı vb. problemler yaşaması kaygı (anksiyete) bozukluğu belirtileri olabilir. Bunların haricide kişiler ataklar halinde anksiyete krizini de deneyimleyebilirler. Bu yazıda kaygı bozukluğunun ne olduğunu, belirtilerini, altında yatabilecek nedenleri ve bu bozuklukla başa çıkma yöntemlerini inceleyeceğiz.
Okuma Önerileri:
–Depresyon Hakkında Bilinmesi Gerekenler–Alkol Bağımlılığı ve Alkolizm Hakkında Bilinmesi Gerekenler
Kaygı Bozuklukları Nedir?
Kaygı bozukluğu, kişinin günlük hayatıda deneyimlediği olaylar karşısında gereğinden fazla ve işlevselliğini bozacak düzeyde kaygı, korku ya da endişe hali yaşamasıdır. Kişi bu durumu kontrol altına alamazken yaşanılan kaygı, korku ya da endişe hali en az altı ay kadar süregelen bir ruh sağlığı sorunudur. Bu ruh sağlığı sorununda yaşanan kaygı maruz kalınan tehlike ile orantısızdır ve genellikle uzun süre devam eder. Kaygı bozuklukları psikolojik ve fiziksel belirtilere sebebiyet vermekle birlikte teşhis ve tedavi sürecine girilmediği takdirde kronikleşip kişinin yaşamını olumsuz etkileyebilir.
Anksiyete Bozuklukları Türleri
Anksiyete bozuklukları farklı alt türlere ayrılır:
–Yaygın Anksiyete Bozukluğu; kişinin en az altı ay boyunca neredeyse her gün, kontrolü dışında ve yoğun düzeyde kaygı yaşaması durumudur. Kişi gündelik hayattaki bir çok konu hakkında devamlı olarak endişe yaşar ve zihnin arka planda sürekli “Ya kötü bir şey olursa ?” düşüncesi hakimdir. Aynı zamanda kişi fiziksel olarak huzursuzluk hali ile kas gerginliği yaşarken, odaklanmada güçlük, halsizlik, uyku problemleri vb. gibi durumları da deneyimler.
–Sosyal Anksiyete Bozukluğu; kişinin başkaları tarafından yargılanma, alay edilme, küçük görülme kaygıları sebebiyle sosyal ortamlardan uzak durması ile karakterize olan bu bozuklukta kişi insanlar ile temas halinde bulunabileceği küçük/büyük her durumdan kaçınır, kaçınamadığı zamanlarda da yoğun kaygı deneyimler. Bu durum kişinin sosyal ve mesleki yaşantısını olumsuz etkilerken fiziksel olarak da çarpıntı, terleme, nefes darlığı gibi olumsuz belirtilere sebebiyet verebilir.
–Panik Bozukluk; yoğun kaygı ile birlikte kişinin ölüm korkusu, çarpıntı, nefes alamama, titreme, terleme, baş dönmesi gibi belirtiler deneyimlemesiyle karakterize olan bu bozuklukta kişi beklenmeyen ve tekrarlayan panik ataklar yaşar. Panik ataklar genellikle 10-30 dakika arasında sürmekte olup birkaç dakika içinde maksimum noktasına ulaşır.
–Agorafobi; kişinin kaçamayacağını ya da kaçmakta zorlanacağını, olumsuz bir durumda yardım alamayacağını düşündüğü ortamlarda bulunma korkusudur. Kalabalık, kapalı alanlar ya da toplu taşımalar bu kişilerde kaygı uyandırır. Bu kişiler güvenli alanlarında çıkamama, uzaklaşamama gibi kaçınma davranışlarına sahipken kaçınamadıkları durumlarda çarpıntı, terleme, titreme, nefes darlığı gibi panik atak belirtileri gösterirler.
–Özgül Fobiler; kişinin belirli bir nesneden, durumdan ya da olaydan yoğun şekilde korkup kaygı duyması durumudur. Duyulan bu korku, kaygı gerçek riskten bağımsız ve gereğinden fazla miktardadır. Bu kişiler korkulan nesne, durum ya da olaya maruz kaldığında çarpıntı, terleme, titreme, nefes darlığı gibi panik atak belirtileri gösterirler.
–Ayrılık Anksiyetesi Bozukluğu; kişinin bağlandığı kişiden ayrılma düşüncesiyle yoğun kaygı yaşar. Bu ayrılık kaygısı kişinin yaşından, gelişim düzeyinden, durumundan bağımsız ve orantısızdır. Çoğunlukla çocuklarda görülse de yetişkinlerde de ortaya çıkabilir.
Kaygı Bozukluğu Belirtileri
Kaygı bozukluğu belirtileri fiziksel ve psikolojik olabilir. Başlıca psikolojik belirtiler arasında sürekli kaygı ve korku hali, ‘acaba kötü bir şey olacak mı ?’ düşüncesinin yarattığı endişe, huzursuzluk, sinirlilik, odaklanmada güçlük gibi durumlar yer alır. Bunun yanıda fiziksel belirtiler arasında çarpıntı, nefes darlığı, kas gerginliği, yorgunluk, terleme, titreme, mide sorunları, baş ağrısı gibi semptomlar görülür.
Kaygı Bozuklukları Nedenleri
Kişilerde kaygı (anksiyete) bozukluğunun görülmesinin temel ve tek bir nedeni olmamakla birlikte genellikle biyolojik, psikolojik ve çevresel faktörleri bir araya gelmesi ile görülür. Bu faktörler genetik yatkınlık, beyin kimyasında yaşanan dengesizlikler, kronik ve yoğun stres, travmatik yaşam olayları, çocukluk döneminde yaşanmış olumsuz yaşam deneyimleri olabilir.
Anksiyete Bozukluğu Kimlerde Görülür?
Anksiyete bozuklukluğu her yaş grubunda görülebilir ancak genellikle 30’lu yaşlarda yoğunlaşan bir ruh sağlığı sorunudur. Cinsiyet faktörüne baktığımızda ise anksiyete bozukluğuna kadınlarda erkeklere oranla 2-2.5 daha fazla rastlandığını görüyoruz. Bunların yanında travma yaşamış ya da stresli yaşam koşullarına sahip kişilerde ya da aile bireylerinin öyküsünde anksiyete bulunan kişilerde risk daha fazladır.
Kaygı İlerlerse Ne Olur?
Müdahale edilmeyen kaygı bozukluğu ilerlediğinde depresyon, madde/alkol kullanımı ve sosyal izolasyon gibi sorunlara yol açarken aynı zamanda tedavi edilmediği için kronikleşebilir. Kişinin günlük hayatı bu durumdan performans düşüşü, ilişki problemleri vb. açısından etkilenebilir.
Anksiyete Krizi Anında Neler Yapılmalıdır?
Anksiyete krizi anında sakin kalabilmek ve geçici olduğunu bilmek önemlidir. Bunun için; derin ve yavaş nefesler alarak anda kalmaya çalışmak, bulunduğunuz yeri fark ederek çevrede görülen şeyleri saymak, gerçekçi düşüncelerle kendini telkin etmek, su içmek, vücudu nazikçe rahatlatmak faydalı olabilir. Ayrıca 3-3-3 kuralını da uygulamak kişinin odağını ana getirmekte yardımcı olabilir.
Kaygı Bozukluğu Yaşam Kalitesini Nasıl Etkiler?
Kaygı bozukluğu yaşayan kişiler iş ve akademik hayat, sosyal ilişkiler açısından olumsuz etkilenirken aynı zamanda devam eden gerginlik hali ve stres sebebiyle fiziksel sağlıkları açısından da problem yaşayabilirler. Ayrıca bu kişiler kaygı sebebiyle deneyimledikleri uyku problemi, kas ağrısı, çarpıntı, odaklanma güçlüğü sebebiyle de yaşam kalitelerinde düşüş gözlemleyebilir. Ayrıca kaygı yaşamamak amacı ile sosyal izolasyon, kaçınma davranışıları gösterdikleri için yaşam tatminleri azalır ve depresif hissetmeye meyilli olabilirler.
Anksiyete Ne Kadar Sürede Atlatılır?
Tedavi süresi her birey için kendine özel olduğu için değişkenlik göstermek ile birlikte düzenli psikoterapi ve ihtiyaç halinde ilaç tedavisi ile birkaç ay içinde kişilerde iyileşme gözlemlenir. Ancak bu süre kişinin kaygı düzeyi, kaygıyı deneyimlediği süre, aile öyküsü, genetik yatkınlık, yaşam koşulları, tedaviye gösterdiği devamlılık gibi çeşitli etmenlere göre de değişkenlik gösterebilir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Kişinin beyin kimyası, genetik yatkınlığı ve deneyimlediği stresli yaşam olayları anksiyetenin temelini oluşturur.
Kişi sürekli olarak gergin ve huzursuz bir ruh halinde olup tetikte şekilde yaşama devam eder. Ayrıca kaygı deneyimlememek için de kaçınma davranışları gösterebilir.
Yaygın anksiyete bozukluğu.
Kişiyi kaygı ve panik anından şimdiki ana getirebilmek amacı ile uygulanan bir yöntemdir. Bu teknikte kişi çevresinde gördüğü 3 şeyi ve duyduğu 3 sesi saydıktan sonra vücudunun 3 bölümünü hareket ettirir.
Olabilir, özellikle yaygın anksiyete bozukluğunda kişiler genellikle her gün anksiyete yaşarlar.
Gecenin sessizliği ve uyaran azlığı sebebi ile zihin daha aktif hale gelir ve bu nedenle bastırılmış düşünceler ortaya çıkarak anksiyeteye neden olur.